Üniversite Tercihi: Bir Bölümden Daha Fazlasını Seçmek
Üniversite Tercihi: Bir Bölümden Daha Fazlasını Seçmek
Üniversiteye geçiş, yalnızca eğitim hayatının bir sonraki basamağına geçmek anlamına gelmez. Aynı zamanda yaşamın yeni bir dönemine adım atmayı, çocukluktan yetişkinliğe geçişi daha belirgin biçimde deneyimlemeyi de beraberinde getirir.
Lise yıllarında alışılmış olan düzenin geride bırakılması, aileden uzaklaşma ihtimali, yeni bir şehirde yaşama, yeni ilişkiler kurma ve daha fazla sorumluluk alma gibi değişimler, üniversiteye geçişi önemli bir yaşam dönüm noktası haline getirebilir. Bu nedenle üniversite tercih döneminde yalnızca heyecan değil, belirsizlik ve kaygı da ortaya çıkması oldukça anlaşılırdır.
Yeni dönemde pek çok şey ilk kez deneyimlenecek olsa da her şey bütünüyle yabancı değildir. Kişinin geçmiş deneyimleri, ilişkileri, ilgileri, değerleri ve kendisiyle ilgili geliştirdiği düşünceler yeni döneme de eşlik eder. Dolayısıyla üniversiteye geçiş, bir anlamda hem yeni bir yaşam alanına adım atmak hem de kişinin kendisini bu yeni alan içinde yeniden tanımaya başlamasıdır.
Üniversite tercihi yalnızca meslek seçimi değildir
Üniversite tercihleri söz konusu olduğunda bölümün başarı sıralaması, eğitim olanakları ve mezuniyet sonrasındaki iş imkanları önemli ölçütlerdir. Bununla birlikte, bir bölüm seçmek aynı zamanda belirli bir yaşam biçimine doğru yönelmek anlamına da gelebilir.
Seçilen bölümde edinilecek bilgiler ve mesleki becerilerin yanı sıra, ileride kurulacak çalışma düzeni, karşılaşılacak insanlarla ilişkiler, günlük yaşamın ritmi ve kişinin hayatında yer vermek istediği etkinlikler de bu seçimle ilişkili olabilir.
Bu nedenle tercih sürecinde yalnızca “Bu bölüm mezuniyet sonrasında hangi iş imkanlarını sunuyor?” sorusuna değil, “Bu alan nasıl bir yaşam biçiminin kapısını aralıyor?” sorusuna da yer vermek anlamlı olabilir.
Üstelik günümüzde bir bölümün açabileceği mesleki yollar, yalnızca bugün bilinen mesleklerle sınırlı değildir. Eğitim sürecinde yeni alanlarla karşılaşmak, farklı ilgi alanlarının keşfedilmesini sağlayabilir. Henüz var olmayan çalışma biçimleri ortaya çıkabilir veya kişinin kendi ilgi alanı doğrultusunda yeni bir çalışma alanı oluşturması mümkün olabilir.
Bu açıdan üniversite tercihi, geleceğin tamamını öngörmeye çalışmaktan çok, kişinin kendisi için anlamlı olabilecek yönleri fark etmesi olarak da ele alınabilir.
Merak, değerler ve yaşam biçimi
Bir tercih kararının yalnızca dışsal ölçütlerle değerlendirilmesi, kişinin kendi istek ve ihtiyaçlarının geri planda kalmasına neden olabilir. Ailenin beklentileri, çevrenin önerileri, toplumda belirli mesleklere atfedilen değer ve iş güvencesi gibi unsurlar karar sürecinde önemli bir yer tutabilir.
Bunların yanında kişinin kendi merakının ve değerlerinin de duyulması önemlidir.
Seçilecek alanın merak duygusunu canlı tutup tutmadığı, kişinin öğrenmekten keyif aldığı konularla ne ölçüde örtüştüğü ve önem verdiği değerleri gündelik yaşamına taşımasına nasıl olanak sağlayabileceği üzerine düşünmek, tercih sürecine farklı bir boyut kazandırabilir.
Örneğin insanlarla ilişki kurmak, üretmek, araştırmak, doğayla temas etmek, yaratıcılık, analitik düşünmek, deneylerle kanıtlanabilirlik, oyun oynamak, toplumsal fayda sağlamak veya bağımsız çalışabilmek gibi bir kişi için önemli olabilecek oldukça farklı değerler sayılabilir. Bu değerlerin hangi eğitim ve meslek alanlarında karşılık bulabileceğini düşünmek, yalnızca “hangi mesleği yapmalıyım?” sorusundan daha kapsamlı bir değerlendirme sağlayabilir.
Bu noktada “en doğru bölüm” arayışından ziyade, kişinin kendi yaşamı açısından anlamlı olabilecek seçenekleri fark etmesi daha gerçekçi bir yaklaşım olabilir.
Sevilen bir alan seçmek, zorlukların ortadan kalkacağı anlamına gelmez
İlgi duyulan bir alanda ilerlemek, eğitim ve çalışma hayatının kolay olacağı anlamına gelmez. Kişinin önem verdiği bir alanda da başarısızlıklar, belirsizlikler, hayal kırıklıkları ve yön değişiklikleri yaşanabilir.
Ancak kişinin değerleriyle ve meraklarıyla ilişkili bir yönde ilerlemesi, karşılaştığı zorluklara verdiği anlamı etkileyebilir. Zorlukların tamamen ortadan kalkması mümkün olmasa da kişinin neden o yolda olduğunu hatırlayabilmesi, bu zorluklarla kurduğu ilişkiyi değiştirebilir.
Bu nedenle üniversite tercihinde amaç, gelecekte hiçbir güçlük yaşamayacak bir yol bulmak değil; kişinin karşılaştığı güçlüklerin içinde de anlamını koruyabileceği bir yönü keşfetmek olabilir.
Tercih sürecinde serbest yazı yazmak neden yardımcı olabilir?
Üniversite tercih döneminde farklı kaynaklardan gelen pek çok düşünce aynı anda zihinde yer alabilir. Ailenin beklentileri, ekonomik koşullar, iş imkanları, başarı sıralamaları ve gelecek kaygısı, kişinin kendi isteklerini ayırt etmesini güçleştirebilir.
Bu noktada yazmak, düşünceleri birbirinden ayırmak ve kişinin kendi sesini daha net duyabilmesi için kullanılabilecek basit bir yöntemdir.
“Nasıl bir yaşam istiyorum?”, “Benim için önemli olan değerler neler?”, “Neleri merak ediyorum?”, “Gündelik hayatımın nasıl olmasını isterim?”, “Bir işin bana yalnızca ekonomik olarak değil, yaşam biçimi açısından da neler katmasını isterim?” gibi sorular üzerinde düşünmek, tercih kararının yalnızca dışsal ölçütlere dayanmasını engelleyebilir.
Bu yazının sonunda kesin ve değişmez bir cevap ortaya çıkması da gerekli değildir. Üniversite tercihi, bütün yaşamı belirleyen tek karar değildir. İnsan yaşam boyunca yeni şeyler öğrenebilir, farklı alanlar keşfedebilir, yön değiştirebilir ve yeni seçimler yapabilir.
Bu nedenle üniversite tercih dönemine, bütün geleceği doğru tahmin etme zorunluluğuyla değil, kişinin kendisi için anlamlı olabilecek bir sonraki adımı keşfetme süreci olarak yaklaşmak daha işlevsel olabilir.
Üniversite sınavı döneminde ve tercih döneminde ebeveynler ve tercih yapacak olan çocukları arasındaki anlaşmazlıklar veya uyumsuzlukların iki taraf için yıpratıcı olması durumunda ergen odaklı bir psikoterapi sürecine başlanabilir.
Üniversiteye başlayacak olan kişi, kendisi için anlamlı ve sağlıklı bir üniversite hayatı kurmak için veya hissettiği kaygıları çözmek amacıyla yetişkin psikoterapi seanslarına başlayabilir.